Alper Alyaz
Aklıma takılan neyse o.
2023

Dünya tarihi, kitlesel yok oluşlar, arkeolojik çağlar

·90 yazıdan biri

3,8 MİLYAR YIL ÖNCE: Levha tektoniği ortaya çıkıyor, kıtaların hareketi başlıyor. Ayrıca ilk canlılar oluşmaya başlıyor.

2,5 MİLYAR YIL ÖNCE: Bu zamana kadar atmosferde egemen gaz karbondioksit. Bu dönemde Sayanobakteriler ortaya çıkıyor (ilk defa fotosentez yapan, yani karbondioksit soluyan bakteriler). Bu bakterilerin yayılması ile okyanuslarda ve atmosferde oksijen artıyor. Oksijen oranlarındaki artış diğer bakterilerin yok olmasına yol açıyor, fotosentez yapan bakteriler dominant hale geliyor.  BKZ: Great Oxygenation Event. Bu aşamadan sonra 650 milyon yıl öncesine kadar fazla bilgi sahibi değiliz.

650 ~~~ 635 MİLYON YIL ÖNCE – KAR TOPU DÜNYA: Oksijenin milyarlarca yıl içinde sürekli artması neticesinde dünya kartopuna dönüşüyor, gezegen tamamen donuyor. Donan bu dünyada 10 metre buz kalınlığını geçen hiçbir yerde canlılık kalmıyor.

635 ~~~ 539 MİLYON YIL ÖNCE – EDİYAKARAN ÇAĞI: Buzul çağının yol açtığı yok oluş neticesinde oksijen seviyeleri düşüyor, dünya tekrar ısınmaya başlıyor ve denizlerde çok hücreli canlılığın oluştuğu Ediyakaran denilen döneme giriliyor. Bu dönem Kambriyen patlamasının zeminini hazırlayan ve canlılığın suda çeşitlendiğini gösteren önemli bir dönemdir. Bu dönemi bitiren ise yeni evrimleşen bitki ve hayvanların Ediyakaran dönemindeki tüm dominant türlerin soyunu tüketmesinden ibarettir.

539~~~488 MİLYON YIL ÖNCE – KAMBRİYEN ÇAĞI: Ediyakaran döneminin hazırladığı uygun şartlar ve dünyanın ısınması ve tam olarak bilemediğimiz daha pek çok karışık olaylar sebebi ile evrimsel biyolojinin miladı sayılabilecek kambriyen patlaması denilen muazzam büyüklükte canlı çeşitliliği oluşmaya başlıyor. Gezegenin uçsuz bucaksız okyanusunda çok çeşitli hayvan ve bitki çeşitleri görülüyor. Bu dönemde karalarda alg çeşitliliği de artıyor ve günümüz ağaçlarının evrimine yol açan uzun süreci başlatıyor.

488~~~443 MİLYON YIL ÖNCE – ORDOVİSYEN ÇAĞI: Kambriyen Ordovisyen bağlantısı olayı denilen olaylar silsilesi yaşanıyor. Oksijen seviyelerinde sürekli düşüşün yaşandığı bu dönemde pek çok canlı yeni şartlara uyum sağlayamıyor, sağlayanlar ise Ordovisyen dönemi denen bir dönemin sakinleri olarak evrimleşmeye devam ediyorlar. Oksijen seviyesindeki ani düşüşün sebebi olarak volkanik aktiviteler veya gama ışını patlamaları gibi sebepler öne sürülse de tam bir kanıt bulunabilmiş değil. Hayatta kalan canlılar Ordovisyen çeşitliliği adı altında çeşitlenmeye devam etseler de kıta hareketlerinin yol açtığı deniz seviyelerindeki farklılıklar nedeni ile yeniden bir yok oluş yaşandı. Bu yeni yok oluş süreci denizdeki canlıları karaya çıkmaya zorladı. Uyum sağlayabilen hayvanlar hem karada hem denizde yaşamaya devam ederken uyum sağlayamayan tropik deniz hayvanlarının çoğu yok oldu.

443 ~~~ 420 MİLYON YIL ÖNCE – SİLÜRYEN ÇAĞI: Bu yıllar arasında silüryen dönemi denen kısa bir dönem yaşandı. Bu yıllarda ordovisyen döneminin bitişi neticesinde hayatta kalan canlılar karaya adapte olmuş şekilde çeşitlenmeye devam etti. Deniz ve karadaki canlı çeşitliliği arttı. Canlılığın denizlerden karaya geçişinin hiç olmadığı kadar hızlı olduğu bu Silüryen dönemi evrimsel biyolojide önemli bir dönemdir. Bu dönemde ayrıca bugün bildiğimiz manada balıkların denizlerde baskın olmaya başladığı zaman dilimidir. Bu dönemin sonunda yine toplu bir yok oluş yaşanmış olup nedenini bilmemekteyiz. Ani bir iklim değişikliğinin sebep olduğu bu yok oluşa dair teorilerin bazıları Milankoviç döngüsüne bağlı olan deniz seviyelerindeki değişimler, gök taşı çarpması veya okyanus içindeki bir yanardağ patlamasını işaret etmektedir. Bu dönemin sonunda hayatta kalabilmeyi başaran canlılar en uzun arkeolojik dönemlerinden olan Devonyen dönemde evrimleşmeye devam ettiler.

420 ~~~ 359 MİLYON YIL ÖNCE – DEVONYEN ÇAĞI: Silüryen yok oluşundan sonra dünya yavaş yavaş eski haline döndü. İklimin Silüryen dönemdekine benzer hale gelmesi ile birlikte deniz canlılığı eski çeşitliğine ve hatta daha fazlasına kavuştu. Bununla birlikte bu döneme Devonyen olarak diğer tüm dönemlerden ayırmamızın sebeplerinden biri de karada büyük ağaçların ortaya çıkmasıdır. Karaların kuzeye doğru hareketi, kara alanının artması ve daha pek çok karışık sebeple alakalı olarak karalarda büyük bir çeşitlilik görüldü. İlk tohumlu bitkiler bu dönemde ortaya çıktı, karasal bir ekosistemden ilk defa bahsedilebilir oldu. Denilebilir ki gezegenimizdeki karasal biyoloji tarihinde Devonyen çağı bir milat olmuştur. Ne var ki bu dönem de kitlesel bir yok oluşla sona erdi. Bir teoriye göre kitlesel yok oluşa oksijen fazlalığına bağlı küresel soğuma sebebiyet verdi. Kısmi bir buzul çağı neticesinde tropik deniz canlılarının tamamı, diğer deniz canlılarının ise pek çoğu yok oldu. Deniz resiflerini ve buna bağlı canlılar aniden soğuyan okyanus sularına adapte olamadı. Bu şartlar kara ekosistemine büyük zarar vermedi. Kara ekosistemi gelişmeye devam etti.

359 ~~~ 299 MİLYON YIL ÖNCE – KARBONİFER ÇAĞI: Devonyen yok oluşunda kara ekosisteminin fazla zarar görmemesi, yeni yer şekillerinde bataklıklar ve sığ denizlerin oluşması neticesinde gezegendeki en canlı ekosistem artık karalarda veya karalara yakın bölgelerde gözlemlenir oldu. Gezegenin gördüğü en kalın orman tabakası bu dönemde dünyayı kapladı. Oksijen seviyesi öyle arttı ki kara ekosisteminin en önemli canlıları böcekler başta olmak üzere tüm canlılar oldukça büyüdü. Bu dönem oksijen çağı olarak da bilinir. Gezegen tarihinde oksijen bir daha hiçbir zaman %35 seviyelerine ulaşamayacaktı. Oksijenin bu kadar çok olması buzullaşma, deniz seviyelerinde azalma, akabinde karaların yükselmesine yol açtı. Bu durum sonunda iklim soğuması ile birlikte pek çok amfibi ve soğukkanlı kara hayvanı yok oldu. Karbonifer çağının sonunda bunun dışında büyük bir kitlesel yok oluştan bahsedemeyiz. Orman tabakası evrimleşmeye devam etti.

299 ~~~ 252 MİLYON YIL ÖNCE – PERMİYEN ÇAĞI: Karbonifer çağının devamı niteliğinde olsa da kıta yapısındaki değişimler sebebi ile apayrı dinamiklerin söz konusu olduğu Permiyen çağına Pangea Kıtasının varlığı şekil vermiştir. Tüm kara parçalarının Pangea ismi ile birleştiği bu çağda karaların iç kısımları okyanus neminden uzak kaldığı için kurak kalmıştır. Bu mevsimsel değişim karbonifer çağındaki tropik ormanları yok edip, şimdiki kömür madenlerine çevirmiştir. Kara ekosistemi için milat olan Permiyen çağı neticesinde kozalaklı bitkiler ortaya çıkmış olup bitkiler marjinal sıcaklıklarda yaşayabilecek şekilde evrimleşmiştir. Permiyen çağının sonunu ise gezegen tarihinin gördüğü en büyük yok oluş olan ünlü Permiyen Yok Oluşu veya Büyük Ölüm getirmiştir. Bu kitlesel yok oluş denizdeki tüm canlı türlerinin %95’ini, karadaki canlı türlerinin %70’ini yok etmiştir. Böceklerde yaşanan tek kitlesel yok oluştur. Hiçbir kitlesel yok oluşta görülmeyen bu denli yüksek yok oluşun sebepleri bugün tam olarak bilinmemektedir. Göktaşı, volkanik aktivite veya herhangi başka bir teori bu yok oluşu tam olarak açıklayamamaktadır.

252 ~~~ 201 MİLYON YIL ÖNCE – TRİYAS ÇAĞI: Büyük Ölüm ’den sağ kurtulan az sayıda canlının evrimleşerek tekrar yeni ekosistemler kurduğu çağdır. Bu çağ boyunca Pangea kıtası ayrılmaya başlamış olup kurak iç kısım okyanusa doğru açılıp bir iç denizin oluşması gerçekleşmiştir. Kıta daha fazla nem alır olmuştur. Bu durum tropik ekosistemin tekrar gelişmesini sağlamış olsa da Büyük Ölüm tarafından ortadan kaldırılan gen çeşitliliğinin azlığı sebebi ile fazla evrimsel sıçrayış yaşanamamıştır. Triyas çağının en önemli olayı ilk memelilerin ve ilk dinozorların ortaya çıkmasıdır. Volkanik aktivite sebebiyle okyanus sularının asitlenmesi gibi bir takım olası sebeplerle bu devrin sonunda da bir kitlesel yok oluş yaşanmış olup deniz canlılarının %34 türü yok olmuştur. Karadaki kayıplar hususunda net bir bilgi olmamakla birlikte sonraki çağın dinozor çağı olarak adlandırmasına binaen şartları dinozorlar lehine hazırlayan bir yok oluş olduğu konusunda hem fikiriz.

201 ~~~ 145 MİLYON YIL ÖNCE – 1. DİNOZOR (JURA) ÇAĞI: Pangea’nın iki ayrı kıtaya bölünmeye başladığı bu çağın başlarında permiyenden beri süregelen kurak bölgeler neredeyse karbonifer çağında olduğu gibi tekrar nem aldı ve tropik kimliği kazandı. Yağmur ormanlarının çoğalması kara ekosistemini oldukça canlandırdığı gibi bu ekosistemde yer alan dinozorlar başta olmak üzere sürüngen türlerinin tamamını geliştirdi. Oksijen seviyelerindeki artış özellikle dinozorların dev boyutlara ulaşmasına yardımcı oldu. Bununla birlikte memeli çeşitliliğinde de artış bu dönemde yaşanmaktaydı, çiçekli bitkiler de ilk bu çağda görülmüştür. Bu çağ popüler kültürde çok işlenen ve dinozorlar ile özdeşleşen bir çağdır. Gerçekten de kuşlardan, deniz canlılarına kadar milyonlarca yıl dinozorlar gezegen üzerinde hiçbir canlının olmadığı kadar egemenlik kurmuşlardır. Bu saltanat dolu yıllar bir sonraki çağda da devam edecekti. Bu çağın bitmesini sağlayan ise Pangea’nın tamamen parçalanması olmuştur. Planktonları etkileyen küçük bir kitlesel yok oluşu da içeren bu olaylar silsilesi dinozor egemenliğini etkilememiş, aksine daha da güçlendirmiştir.

145 ~~~ 66 MİLYON YIL ÖNCE – 2. DİNOZOR (KRETASE) ÇAĞI: Artık Pangea’dan bahsedilemeyen, kıtaların birbirinden ayrıldığı, neredeyse günümüzdeki kıtalara benzer bir halde bulundukları bir çağdır. Yükseltilerin azlığı, sahil şeritlerinin çokluğu 1. Dinozor çağındaki dünyadaki ile benzer iklim koşulları sunmaktadır. Bu çağda Dinozorlar başta olmak üzere tüm canlılar farklı coğrafyalara ayrılmışlar ve neticesinde aralarındaki farklılıklar artmıştır.  Tüm gezegenin tropik bir cennete dönüştüğü bu dönemde büyük yok oluşlarda ağır sonuçlarla karşılaşan deniz canlılığı da toparlanmaya başlamıştır. Ne var ki aniden çarpan bir gök taşı büyük bir kitlesel yok oluş yaratıp 20 kg üstündeki tüm canlıları yok etmiştir. Dinozorların uçan türleri hariç tamamını yok eden bu yok oluş tüm canlı türlerinin en az %35’ini ortadan kaldırmıştır. Bu yok oluş ayrıca en iyi bildiğimiz toplu yok oluştur, zira popüler kültür tarafından çokça işlenmiştir. Bununla birlikte yol açtığı etkileri hala tam olarak anlayabilmiş değiliz.

66 ~~~ 24 MİLYON YIL ÖNCE – PALEOJEN ÇAĞI: Modern memelilerin oluşmaya başladığı çağdır. Kretase çağını kapatan büyük felaketten sonra toparlanmaya çalışan ekosistemde milyonlarca yıl hüküm süren dinozorların boşluğunu memeliler doldurmaya başlamıştır. Bu çağın ortalarında ilk primatlar yani insanların ataları görülmektedir. Milyonlarca yıl içinde gelişen memeliler ve diğer canlılar bu süreçte sürekli değişen iklime uyum sağladılar. Hızla birbirinden uzaklaşan kıtalar, volkan patlamalarının yol açtığı küresel ısınma ve okyanus asitlenmesi gibi bir takım sebeplerle bu çağın sonunda türlerin %10’unu yok eden bir kitlesel yok oluş yaşandı. Devamında gelen çağlarda bu çağda hayatta kalmış canlılar evrimleşmeye devam edeceklerdi.

24 ~~~ 2,6 MİLYON YIL ÖNCE – NEOJEN ÇAĞI: Küresel ısınmanın durduğu, buzulların oluştuğu, kıtaların şuandaki durumuna oldukça benzediği bir dönem olan Neojen çağında memeli evrimi bugün bildiğimiz at, fil, gergedan gibi hayvanları ortaya çıkardığı gibi bitki çeşitliliğinde de oldukça büyük bir artış yaşandı. Primatlar bu dönemde dünyanın her yerine yayıldılar. Himalayalar bu dönemde oluşmuştur, bunun gibi büyük coğrafi çarpışmalar, ayrılmalar yaşanmıştır. Coğrafi değişikliklerin yol açtığı volkanik patlamalar neticesinde gökyüzünün güneş ışınlarını alamaması neticesinde (ve daha pek çok karmışık olaylar neticesinde) gezegende bir buz çağı yaşanmış olup küçük çaplı kitlesel yok oluşlar yaşanmıştır. Bazı uzmanlara göre kutuplarda buzullar olduğu sürece biz hala Neojen çağında yaşamaktayız ve bu çağın içinde evrim yolculuğunun bir parçasıyız.

2,6 YIL ÖNCE ~~~ GÜNÜMÜZ – KUVATERNER ÇAĞI: Homo türünün ortaya çıkışı,akabinde Homo Sapiens formunda dünyaya yayıldığı, ve günümüzde de insanın şekillendirdiği bir çağdır. İçinde bulunduğumuz bu çağ insan etkisinin görülmeye başladığı çağ olmasından öteye bir anlam taşımaz, aslen Neojen’in devamıdır. Buzul oluşumu devam etmekte olup insan eliyle yaratılan küresel ısınma neticesinde kitlesel yok oluşa doğru emin adımlarla gidiyor gibi bir hali vardır.

Yorumlar

Yorum yazmak için GitHub hesabı gerekiyor. Hesabın yoksahakkımda sayfasından da ulaşabilirsin.