Alper Alyaz
Aklıma takılan neyse o.
2024

Kur korumalı mevduat denen garabet

·90 yazıdan biri

Bir ülkenin ekonomik sağlığını anlamak için gerekli olan tüm denklemlerde vergi politikaları merkezde yer alır. Türkiye ekonomisi kendi denkleminde kronikleşmiş vergi adaletsizliği sorunu ile iç içeyken peydahlanan Kur Korumalı Mevduat (KKM) işleri daha da karıştırdı.

Şöyle ki; KKM’nin tüm garipliklerinin yanında, KKM’den stopaj alınmaması gibi basit bir ayrıntı bile tek başına ekonomiyi çöküşe götürebilir. Ülkedeki tüm mevduatın yüzde 30’u için vergi alınmaması, diğer yanlış uygulamaların yanında bence çok dikkat çekici bir detay.

Merkez Bankası’nın KKM yatırımcısına ödediği faiz, bankanın vadeli mevduat müşterisine ödediği faizle hemen hemen aynı. Ancak buradaki fark şu ki, KKM’den vergi alınmıyor ve vergi alınmadan dağıtılan faiz ödemeleri garibanın vergileriyle ya da para basarak karşılanıyor. Eğer “Kazan-Kazan” diye bir kavram varsa, bu da “Kaybet-Kaybet” gibi bir tablo ortaya çıkarıyor. Yani hepimiz kaybediyoruz.

KKM yatırımcısını suçlamak anlamsız. Tam tersi bu süreçte onlar da mağdur. Zira kötü ekonomi yönetiminin, sadece parasının değerini korumak isteyen mevduat sahiplerini KKM garabetine bulaştırması “ya sahip olduğun paran enflasyon karşısında eriyip gidecek, ya da bu saçma sisteme dahil olacaksın” zorbalığının bir tezahürü.

Aklı başında hiç bir kurumun, üstelik adı “adalet” ile başlayan hiç bir kurumun yapmayacağı bir adaletsizlik yaratan KKM, ekonomik dengesizliği derinleştiriyor ve vatandaşları, ellerindeki paranın değer kaybetme riski ile baş başa bırakıyor.

Doları “dizginlemek” adına peydahlanan bu tip bir garabet ülkenin başına açılabilecek en büyük belalardan biri idi. Bu belayı ülkenin başına musallat etmek de “hamdolsun” bizim neslimize denk geldi. Bu işi düzeltecek olan sonraki nesiller, size kolaylıklar dilerim.

Yorumlar

Yorum yazmak için GitHub hesabı gerekiyor. Hesabın yoksahakkımda sayfasından da ulaşabilirsin.